Yazılarım

Anı-Öykü Sayfası /

BÖCEK KIYAMETİ

Size tatsız bir haber vereceğim. Dünya, iklim ve ekosistemler açısından artık geri döndürülmesi zor bir yıkım döngüsüne girdi maalesef. Doğa haberleri ilginizi çekiyorsa belki rastlamışsınızdır; 15 Ağustos günü Grönland’da buzulların zirvesine tarihte ilk kez yağmur yağdı. Birçok bilim insanına göre kutuplara yağmur yağması kötüye gidişin son virajıydı.

Artık küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini çok daha sık göreceğiz. Hava sıcaklıkları artacak, okyanuslar ısınacak; seller, kuraklık, orman yangınları daha sık ve yoğun olacak. Nesli tükenme tehlikesine giren canlı sayısındaki artış ve biyoçeşitlilik kayıpları biz doğa severleri daha çok üzecek…

Dünyada işlerin kötüye gittiğinin bir çok emaresi aslında şimdiden başladı. Bu yıl gezegenin her yerinde seller, kuraklık ve orman yangınları çok can yaktı. Kovid-19 pandemisi de yaşananlara tuz biber ekti. Bugün dünya üzerinde bu felaketlerle birlikte yaşanmakta olan ekosistem tahribatlarının ve biyoçeşitlilik kayıplarının ise henüz çok farkında değiliz. Gezegendeki böcek varlığının giderek azalması ise gerçekten endişe verici boyutlarda.

Yapılan araştırmalarda Avrupa’da insan nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde böcek ve omurgasız popülasyonundaki azalma oranı 10 yılda nerdeyse %76’yı bulmuş durumda. Bu korkunç bir rakam. Kimsenin dikkatini çekmiyor, ama şu anda gerçek bir böcek kıyameti yaşanıyor dünyada.

Zararlı böcekleri öne sürerek bu kıyameti savunup, bütün böceklerin ölmesini isteyenler çıkacaktır. Kabul ediyorum, böcekler her yıl tarım ve ormancılıkta ürünlere zarar vererek milyarlarca dolar kayba neden oluyor. Ayrıca insanlara birçok hastalık bulaştırıyorlar. Sivrisinekler sıtma, sarıhumma ve fil hastalığı; ev sinekleri dizanteri ve tifo; çeçe sinekleri Afrika uyku hastalığı; bitler tifüs, keneler KKKA ve pireler veba taşıyorlar. Dahası böcekler ayrıca eşyalara da zarar veriyorlar; termitler oduna, güveler giyeceklere, kumaşlara ve halılara zarar veriyorlar. Buğdaybitleri, güveler, hamamböcekleri ve karıncalar gıdaları bozuyorlar. Ama bu zararlı böcek grubu bir milyon küsur böcek türü içinde sadece bin küsur tür yer kaplıyor. Geri kalan devasa böcek nüfusu ise gezegenin denge ve düzeninde çok önemli roller üstleniyor.

Bir başka deyişle; böceklerin bu dünyada çok önemli işlevleri var. Öncelikle doğadaki gıda zincirinin en önemli bileşeni onlar. İçinde bulundukları ekosistemin devamı için çok gerekliler. Tarım için de çok önemliler. Çeşitli böcekler, ürün veren bitkilerin tozlaşmasında çok önemli rol oynuyor. Örneğin, arılar bildiğiniz gibi tarım ürünlerinin, meyve ve sebzelerin tozlaşmasında olmazsa olmaz canlılar.

Bir an için cırcır böceklerinin yeryüzünden silindiğini düşünün. Bir daha onların 25 saniyedeki ötüş sayısına bakarak hava sıcaklığını kim tespit edecek... Evet cırcır böceklerinin ötüşüyle hava sıcaklığı arasında bir bağlantı var. Dolbear yasasından söz ediyorum. Bunu biraz daha açmam gerekir sanırım.

1897 yılında Amos Dolbear adında bir bilimadamı hava sıcaklığı ile cırcır böceklerinin ötüş sayısı arasında bir ilişki olduğunu keşfetmiş ve bunu yayınladığı bir makaleyle formül haline getirmiş. Formül biraz daha kapsamlı ama sadeleştirilmiş hali şöyle; Cırcır böceğinin 25 saniyede kaç kez öttüğünü sayıyorsunuz, bu sayıyı 3’e bölüp bulduğunuz sayıya 4 ekliyorsunuz. Çıkan sonuç havanın °C cinsinden sıcaklığını veriyor.

Adına insan denen canlı türü, yukarıdaki örnekten de görüleceği üzere bir böceğin cırcır sayısından hava sıcaklığı belirleyebilecek kadar böceklere odaklanabiliyor, ama kurduğu medeniyet sayesinde onların yok oluşuna neden olduğunu farkedemiyor.

Böcek nüfusunun azalması nedeniyle böceklerle beslenen diğer canlı türleri de azalıyor. Ayrıca böceklerin yok olması pek çok bitki türünün de ortadan kalkması demek. Kuşlar ve sürüngenler böceklerin yokluğundan ilk etkilenecek olanlar. Onları sırasıyla yaşam zincirindeki diğer canlılar takip edecek, ta ki sıra insana gelene dek…